top of page

ODUNCU

Oduncu.jpg

            Zamanın birinde, işinde çok iyi bir oduncu varmış. Oduncunun her şeyi işiymiş. En sevdiği eşyası ise, tabii ki de baltasıymış. Bir gün baltasını kaybetmiş. Onun için en değerli eşya olduğu için, karış karış baltasını aramaya başlamış.

            Evi, ahırı ve en son da odunluğu aramış. Hiçbir yerde bulamamış. Odunluktan dışarı çıktığında komşunun oğlunu görmüş. Genç elini kaldırıp gülümseyerek oduncuya selam vermiş.

            Gencin gülümsemesi içten pazarlıklı, yürüyüşü, elini cebine sokuşu aynı bir hırsız edasıyla gözükmüş oduncuya. Oduncu hırsızın o olduğuna kafasında kanaat getirmiş.

            Akşam olduğunda oduncu kapının arkasında  zar zor gözüken bir sap fark etmiş. Sapın ne olduğuna yakından baktığında ise baltası olduğunu görmüş. İçi rahatlamış ve çok mutlu olmuş.

            Ertesi gün komşunun çocuğu gelmiş. Genç elini kaldırıp gülümseyerek oduncuya selam vermiş. Oduncu çocuğun başını okşayıp: ‘Ne kadar da nazik ve iyi bir çocuk’ diye düşünmüş.

bottom of page