top of page

Hayvanları Koruyalım

Koruyoruz zaten… Sokaktaki hayvanları tipine bakıp beğenip evimize alıyoruz. ‘Ay yazık, çok tatlı…’ şeklinde☺

Doğal ortamını katlettiğimiz o güzelim canı, bir de yaşadığı ortamdan uzaklaştırıp koynumuza sokuyoruz. Sonra tam yanımıza alışmışken büyüdüğü için bakamayıp tekrar sokağa bırakıyoruz.

Ay, asıl biz çok tatlıyız…☺

Ne kadar merhametli, ne kadar iyiyiz değil mi?

Aslında ne merhamet duyuyor, ne de iyilik yapıyoruz. Yaşadığımız duygu acıma duygusu ve ruhumuzu ele geçirmiş olan egomuzu tatmin etmekten başka bir şey yaptığımız yok.

İyilik yapmak kolay bir şey değildir, emek ister.

Yoldaki aç insana para vermek yerine onu yemeğe götüren kişi, iyidir. Diğeri sadece egosunu tatmin eder. Hem neye harcayacağını nereden biliyoruz ki?

Çiçekçi çocuğa para verdikten sonra sattığı çiçeği almamak onu, belki geleceğin iyi bir pazarlamacısı olacakken dilenciliğe teşvik etmektir. Unutmayalım ki bir şekilde ektiğimizi biçeriz. ☺

Hadi bir daha düşünelim!..

En son ne zaman iyi bir şey yaptık?

Yapamıyoruz madem; egomuzu tatmin ederek hem kendimize hem de başkalarına kötülük yapmayalım…

Yama (negatiflerden arınma)’nın altıncı prensibi Daya’dayız. Daya, Türkçe ifade edersek;

‘Merhamet’…

Merhamet, nefret hissinin kontrol edilmesine yardım eder.

En çok yanlış anladığımız duygulardan biri merhamet duygusudur. Her zaman acıma duygusuyla karıştırılır.

Ya da başkalarını kontrol etme dürtüsüyle… ☺

Birine borç verirken onun bize muhtaç olduğunu düşünüyorsak yanlış yoldayızdır. Yaptığımız eylem dışarıdan iyilikmiş gibi görünse de içerden hissedilen kendini beğenmişlik duygusudur. Aslında çevremizi kontrol altında tutma dürtümüzden, başka bir deyişle tanrıcılık oynamamızdan kaynaklanır.

Bu çevremize zarar vermese de düzenli tekrarlandıkça karakterimiz haline gelir ve bencil biri olmaya başlarız. (bkz. Güç İçimizde)

İnsanın özünde merhametli olması çok zor, çok…

Nasıl egomuzu beslemeden iyilik yapacağız ya da hiç karşılık beklemeden?...

Birkaç önerimiz var, her zamanki gibi. ☺

İlk önce yoga yapacağız, en az haftada iki defa. Farkındalığımızı yükseltmenin en kolay yolu. Çünkü kendini tanımayan bir bireyin bu yolda ilerlemesi mümkün değil.

Sonrasında düşünmeden eylemde bulunmamamız gerekiyor. İlk önce düşüncede merhametli olmalıyız. Bu eylemi neden yapmak istiyorum? Sonucunda neler olabilir?"

Her seferinde egonuzla karşılaşıyorsanız sevgi alıp verme konusunda bir sorun yaşıyor olabilirsiniz. (bkz. Sevme Sanatı) Yoga çalışmanızın yanı sıra nefes egzersizleri ve çakra çalışmaları için bu konuda bilgi sahibi bir hocadan yardım alabilirsiniz…

Bir de lütfen kapınızın önüne bir kap su, bir kap da yemeklerinizden artanı koyun. Her gün koymanıza gerek yok. İki günde bir, üç günde bir koyun. Göreceksiniz ki siz düzenli olarak bu eylemi gerçekleştirdikçe mahallenizde bir değişim başlatacaksınız. Sizin koymadığınız zamanlarda sinirli olduğunu düşündüğünüz komşunuz, yaramazlıklarından şikâyet ettiğiniz ergen çocuk o kapları dolduracaktır. ☺

İstikrarlı olun, vazgeçmeyin…

Bakamayacağınız Can’ları eve almayın. Onlara doğal ortamlarında yardımcı olabiliriz.

Hatta eve doldurduğumuz eşyaların kutularından, giymediğimiz kıyafetlerimizden küçük kulübeler bile yapabiliriz.

Egonuzu tatmin etmeyin, merhametli olun. Hem kendiniz, hem de evren için… ☺

Bizi takip etmeye devam edin…☺

Fotoğraf: Martine Roch

Comments


Son Paylaşımlar
bottom of page