top of page

Özür Dilerim

Özür diliyoruz olabildiğince fazla, bazen çarptığımız bir kapıdan, bazen hiç tanımadığımız yolda gördüğümüz bir insandan…

Özür dilememiz gerekirken ağzımıza almıyoruz, sanki kutsal bir cümle gibi, sanki onurumuzu, gururumuzu, haysiyetimizi, her şeyimizi kaybedecekmiş gibi, bazen en sevdiğimiz arkadaşımızdan, bazen annemizden, bazen aşkımızdan… Ama aslında gayet basit ve anlamlı bir şey ‘özür dilerim’ diyebilmek…

“Yaptığımın yanlış olduğunu biliyor ve bir daha yapmayacağıma söz veriyorum” demek…

Olur olmadık yerde kullanılmaması gerekirken, gerçekten hak eden ve bir daha yapmayacağımıza emin olduğumuz hatalarımızda, özgürce zikretmemiz gereken sözlerden… ☺

Peki, bize söylendiğinde?

Hassasiyetine inandığımız, suçluluğunun farkına vardığını bildiğimiz biri bu anlamlı sözü söylediğinde ne yapmalıyız?

Yapmamız gereken şey, sadece affetmek…

Biliyoruz hiç hak etmedik yaptığı şeyi ya da hak ettik de ondan böyle bir şey beklemiyorduk… Ne olmuş yani? ☺

Affetmemek bize ne kazandırır veya affedersek ne kaybederiz?

Yama’nın yedinci prensibi Kşama’dayız. Türkçe karşılığı Affetmek…

Affetmek prensibini uygulamak kızgınlık hissinin kontrol edilmesini sağlar. Kızgın insan öfkelenir. Öfkeli insan yanlış kararlar verir. En sevdiği insanları en başta kırar. Sonuç; üzülen yine biz, yine biz…

Yanlış kararlar vererek yanlış eylemlerde bulunmakla başlayan yolculuğumuz hastalanarak devam eder. Göğüs hastalıkları, solunum rahatsızlıkları, kalp krizine kadar yolu var bu işin… ☺

Çok doğru şekilde anladınız. Kazanç sıfırken kayıp saymakla bitmiyor.

Hiç ummadığımız bir olayda affetmek yerine öfke nöbetleri geçirdiğimizde acımızın katlanarak devam etmesini sağlıyoruz. Bunun ilk nedeni affetmeyen insanın zihinsel enerji alanında oluşan blokajlardan kaynaklanmakta… Affetmek duygusu enerjinin rahat bir şekilde akışını sağlıyor, affetmemek de tersini tabii... ☺

Ama hani herkes ektiğini biçecekti? Çekmesin mi yani cezasını?

İşte o işler öyle değil. Bu konuyu da yanlış anlamış durumdayız.

Doğanın kanunları kesin ve nettir. Bize yapılan bir şeyi kimse bizden çekmek zorunda değildir.

Zaten karşımızdaki balkondan atladı diye bizim de atlamamız doğaya pek de uyumlu gözükmüyor. (Hammurabi’nin olayıydı galiba, fi tarihinde)☺

Aynı zamanda affetmek derken kastettiğimiz; herkesle ilişkilerinizi aynı şekilde devam ettirmeniz değil; kendinizin ve karşınızdakilerin hatalarından ders alarak yolunuza devem etmeniz…

Hepimiz bulunduğumuz noktaya eğitim ve öğretimimizle geldiğimizi düşünüyor olabiliriz ama aslında bizi biz yapan deneyimlerimizdir.

Bu deneyimlerimizi bize yaşatan, öncelikle kendimize ve hayatımıza soktuğumuz herkese teşekkür etmeli ve affetmeliyiz. Başka türlü ilerlememiz mümkün değil. Bu işin hakkından gelemediysek geçmişte takılı kalmışız demektir.

Çıktığımız bu yolculukta yanımızda kimlerin olması gerektiğine karar vermesi gereken biziz.

Ya affedip yanımıza alacağız ya da affedip arkamızda bırakacağız. ☺

Özür dileyin, affedin…

Yoga yapın, hata yapmaktan korkmayın…☺

Bizi takip etmeye devam edin…

コメント


Son Paylaşımlar
bottom of page