top of page

Sorunumuz Cinsellik mi Cinsel Kimlik mi?


Tabii ki cinsel kimlik…

Bir tarafta taciz haberleri, bir tarafta cinselliği konuşmaktan bile utanan bir toplum… Dünyanın son hali… Önceden farklı mıydı? Üzgünüz ama değildi. Bu hep böyleydi. Sadece sosyal medya bu durumu, daha fazla gözler önüne serdi.

Taciz aslında, taciz edilenden çok tacizcinin (kadının veya erkeğin) kendine olan cinsel kimlik ispatı. Yani düşündüğünüzden çok daha trajik bir durum. Cinsel soğukluk da aynı şekilde cinsel kimliği reddetmekten, kabul edememekten kaynaklanıyor. Kısacası sorun cinsel kimliği oturmamış bireyler oluşumuzda…☺

Cinsel kimliği oturmuş kişinin farkı, egolarından sıyrılıp cinsel birleşmede daha çok bütünlük yaşamak istemesi. Zaten bu kadar doğal bir olayın aynı doğallıkta hayatımızda olmaması için hiçbir sebep yok.

Cinsel kimliğimizin 7-14 yaş arasında oturduğunu düşünürsek; bu konuyu çözmek için çocukluğumuza inmemiz gerekiyor. ☺

Korkutmayalım sizi… Daha kolay bir yolu var. Svadhisthana çakramız uyumsuz çalışıyor. Bu çakra uyumsuz çalıştığında ya birey cinselliği reddedip utanç verici buluyor ya da aşırı cinsel fantezilerle cinsel düşkünlüğü oluyor. Başka bir deyişle cinsel potansiyel tanımlanamadığından, içimizde var olan yaratıcı güç yanlış yönlendiriliyor.

O herkese gelen ilham, beni neden teğet geçiyor diye soruyorsanız hep Svadhisthana’nın uyumsuzluğundan. Belki içinizde bir ressam var ama cinsel problemleriniz yüzünden bir türlü kendini gösteremiyor. ☺

Ama başta söylediğimiz gibi sorun cinsellik değil, cinsel kimlik. Kız gibi erkekler, erkek gibi kızlar her yerde… Peki, sizce bu normal mi? Erkeklerden nazik olmasını beklerken, bizler çok kabalaşmadık mı? Veya centilmen olacağım derken, fazla mı çıtkırıldım olduk ne? Yok mu bunun bir ortası?

Tabii ki var… Ama önce şu çakra hakkında daha fazla bilgi edinelim; Svadhisthana Çakra, Pelvis Çakrası olarak bilinmektedir. Sanskrit dilindedir, kişinin ‘Kendi İkamet Yeri’ anlamına gelir. Svadhisthana Çakra yaklaşık iki parmak eninde, Muladhara Çakra merkezinin yukarısında, üreme organları bölgesinde yerleşmektedir.

Bu çakra yiyecek, içecek ve cinsel ilişkiden alınan hazzı sağlamaktadır. Svadhisthana Çakra aşırı aktif olduğunda bu tür şeylere çok büyük istek ortaya çıkmaktadır.

Su elementiyle bağlantılıdır. Ses titreşimi, yani mantrası Vam’dır.

Svadhisthana Çakra merkezinin simgesi, altı taç yapraklı turuncu nilüfer çiçeğidir. Evet, tahmin ettiğiniz gibi turuncuda bu çakrayı uyarıyor. Yine uyarı işaretleri kırmızı değilse, kesinlikle turuncudur; kimya laboratuvarlarındaki gibi. (Artık bilim adamlarında nasıl bir farkındalık hedefliyorlarsa, bu şekilde uygun görmüşler. ☺ ) Ayrıca can simitleri ve yelekleri de turuncudur. Yaratıcılık, arzu ve cinsellik enerjilerinin turuncu renk titreşimine sahip olduğunu söyleyebiliriz.

Svadhisthana Çakra tat alma duyusuyla bağlantılıdır ve duyu organı dildir, faaliyet organıysa cinsel organlardır.

Bu çakra uyumlu çalıştığında, yaratıcı enerji bedenden, zihinden ve ruhtan serbestçe akar. Yaratıcı enerjinin verdiği derin mutluluğu hissederiz. Yaşadığımız hayat, sevinç, coşku ve hoşnutlukla dolar. Empati yeteneğimiz gelişir, sezgilerimiz kuvvetlenir. Eylemlerimiz yaratıcı ve duygularımız bozulmamış olur. Sevgi alma ve vermeyle ilgili sorun yaşamayız. Dahası, sadece kendi içimizde değil; çevremize de canlılık taşıyan bir yapımız olur.

Genelde sekiz ile on dört yaş arası çocuklar Svadhisthana Çakra güdülerine göre hareket etmektedir. Fiziksel bağlantı kurmak için, ailesiyle ve arkadaşlarıyla iletişim halindedir. Başka bir deyişle; sosyalleşmeye başladığı dönemdir. Hayal gücü gelişir. Cinsel kimliğini fark etmeye başlar.

Bu enerji merkezi üreme ve idrar sistemleriyle, prostat ve rahim sinirleriyle bağlantılıdır. Fiziksel düzeyde süt bezleri, vajina, penis, böbrekler ve boşaltım organlarını etkilemektedir. Svadhisthana Çakra yumurtalıklarla ya da er bezleriyle de doğrudan bağlantılıdır. Bu merkezin dengesizliği durumunda bu organlarla ilgili sağlık problemleri yaşanır.

Paniğe gerek yok… Bu problemlerinizi bastırarak meşhur antidepresanlarınızla yaşamaya devam edebilirsiniz. Ya da yoga yapmaya başlayarak içinizdeki opera sanatçısının açığa çıkmasına izin verebilirsiniz... ☺

Bizi takip etmeye devam edin… ☺

コメント


Son Paylaşımlar
bottom of page